İçeriğe geç
Kadırgalı Ejder

Kadırga'dan kareler

Kadırgalı'nın dünyası

Rıhtımdan kahvehaneye, çarşıdan tribüne. Maç olmayan günlerde Kadırgalı'yı nerede bulursun, işte bu karelerde.

Sisli bir gecede Boğaz kıyısındaki taş rıhtımda, omzunda ceketiyle yürüyen Kadırgalı Ejder; arkada Süleymaniye silueti ve sokak fenerleri.

Kadırga, Boğaz kıyısı

Gece rıhtımı

“Maç biter, muhabbet biter; ceketi omza atıp rıhtımdan eve yürürüm. Denizin sesi en iyi maç sonu yorumudur.”

Mahalle kahvehanesinde yeşil çuhalı masada iskambil kâğıtları, ince belli çay bardakları ve pirinç semaver başında oturan Kadırgalı.

Mahalle kahvehanesi

51 masası

“Çuhanın yeşili sahanın yeşiline benzer. Elini erken açan kaybeder; sabreden, rakibin attığı taşı bekler.”

Veliefendi hipodromunun tribününde dirseklerini yeşil demirlere dayamış Kadırgalı; arkada pistte koşan safkan atlar.

Veliefendi

Tribünde son düzlük

“Bültene değil ata bakarım. Son düzlükte yüreği olanı ilk virajda tanırsın.”

Kandilli iskelesinde gün batımında kurulmuş tahta akşam sofrası; masada beyaz peynir ve kavun, arkada köprü ışıkları.

Kandilli iskelesi

Kandilli'de akşam

“Gün batarken köprünün ışıkları yanar; maçın asıl özeti bu masada, bağırmadan yapılır.”

Mahallenin taş sokağında gençlerle sohbet eden, eliyle tarif veren Kadırgalı Ejder.

Kadırga sokakları

Gençlere akıl

“Topu ayağına alan çok, başını kaldırıp bakan az. Önce bak, sonra vur.”

Tavana asılı tüplü televizyonda maç oynarken sevinen kalabalığın ortasında, önünde çayı ve kehribar tespihiyle sakin oturan Kadırgalı.

Mahalle kahvesi

Kahvede derbi

“Herkes bağırırken ben çayımı karıştırırım. Gol gelecekse pozisyon iki dakika önce belli olmuştur.”

Eski usul mahalle berberinde, boynunda beyaz havluyla koltukta oturan ve aynada gülümseyen Kadırgalı.

Mahalle berberi

Berber koltuğu

“Berber koltuğu mahallenin meclisidir. Limon kolonyasıyla transfer dedikodusu aynı anda yayılır.”

Eminönü'nde dumanı tüten balık ekmek teknesinin yanında, elinde limonlu balık ekmekle duran Kadırgalı; gökyüzünde martılar.

Eminönü

Teknede balık ekmek

“Martılar benden önce davranır. Hayatta da öyle; fırsatı kollayan kapar.”

Beyazıt Sahaflar Çarşısında eski kitap ve dergi yığınlarının arasında sayfa çeviren Kadırgalı.

Beyazıt Sahaflar Çarşısı

Sararmış sayfalar

“Eski bir maç dergisi bulursam günüm güzel geçer. Bugünün taktiklerinin çoğu o sayfalarda yazılı.”

Soğuk bir kış gecesinde deplasmana kalkacak otobüsün önünde gençlerle tokalaşan Kadırgalı; nefesi buhar olmuş.

Otogar, kış gecesi

Deplasman gecesi

“Otobüste kurulan dostluk tribünde sarılmaya döner. Soğuk, yolu kısaltır.”

Sanayi sitesinde kaputu açık bordo klasik bir Mercedes'in başında duran Kadırgalı.

Sanayi sitesi

Kaputun altı

“Motor da kadro da bakım ister. Kaputun altını bilen, takımın da içini bilir.”

Kapalıçarşı'nın tonozlu kemerleri altında, elinde kehribar tespihle ağır adımlarla yürüyen Kadırgalı; esnaf selam veriyor.

Kapalıçarşı

Çarşının selamı

“Esnafın selamı paradan kıymetlidir. Çarşı acele edeni sevmez.”

Süleymaniye Camii avlusunda avuçlarından buğday saçan Kadırgalı; etrafında havalanan güvercinler.

Süleymaniye

Avlunun güvercinleri

“Kabadayının da merhameti olur. Asıl güç, onu göstermekten çekinmemektir.”

Yağmurlu bir gecede ışıkları ıslak taşlara vuran İstiklal Caddesi'nde, kırmızı tramvayın yanında yürüyen Kadırgalı.

İstiklal Caddesi

Islak taşlar

“Maç kaybedilmiş olsa bile bu şehirde yürümek insanı toparlar.”